Köşe Yazıları

HAYATI ERTELEMEYİ BIRAKIP KENDİMİZİ AĞIRLAMAK

|
301 Görüntüleme
Özlem Baysal En güzel elbiselerimizi "bir gün" için saklarken, asıl misafirin kendimiz olduğunu unutuyoruz. Hayat, beklediğimiz o büyük sahnede değil, prova yaptığımız o sıradan anlarda akıp gidiyor.

HAYATI ERTELEMEYİ BIRAKIP KENDİMİZİ AĞIRLAMAK

En Değerli Misafir: Kendimiz

Mutfak dolaplarımızın en kuytu köşesinde, sadece "özel bir misafir" için sakladığımız o zarif porselen takımları aslında birer hatıra kutusu gibidir. En güzel elbiselerimizi giymek için hep o "mükemmel günü" bekler, en taze kahvelerimizi başkalarıyla paylaşmak için saklarız. Oysa bu hayatta ağırlayabileceğimiz en kıymetli, en özel misafir aslında aynada gördüğümüz o kişidir.

Yarın Değil, Tam Şu An

Çoğumuz hayatı bir "hazırlık evresi" gibi yaşıyoruz. Okulun bitmesini, çocukların büyümesini veya emekliliğin gelmesini beklerken; asıl mucizenin o bekleyişin içindeki küçük anlar olduğunu bazen unutuyoruz. Hayat, bir sonraki istasyonda başlayacak bir yolculuk değil; şu an bindiğimiz trenin penceresinden süzülen ışıktır. Geleceğin hayalini kurarken, bugünün hediyesini ambalajında bırakmayalım.

Anıların Tadını Çıkarmak

"Doğru zaman" geldiğinde her şeyin kusursuz olmasını isteriz. Ancak hayatın güzelliği, o porselen fincanın üzerindeki küçük bir çatlakta veya sevdiğimiz o elbisenin üzerindeki bir kahve lekesinde saklıdır. Yaşanmışlık, kusursuzluktan çok daha değerlidir. En güzel anılar; eşyaların saklandığı dolaplarda değil, kullanıldığı ve paylaşıldığı sofralarda birikir.

Kendimize Verdiğimiz Değer

En iyi koltuğumuza oturmak, en şık bardağımızdan su içmek veya en sevdiğimiz kazağımızı sıradan bir günde giymek bir lüks değil, kendimize duyduğumuz saygıdır. Kendi evimizde bir yabancı gibi değil, evin gerçek sahibi gibi hissetmek ruhumuza iyi gelir. Kendimize sunduğumuz her küçük özen, hayata karşı duyduğumuz sevgiyi çoğaltır.

Bugün Bir Güzellik Yap

Vakit su gibi akıp giderken, arkamızda "keşke"ler yerine "iyi ki"ler bırakalım. Sakladığımız o özel eşyalar, ancak biz onlara dokunduğumuzda anlam kazanır. Onlar bize hizmet etmek için var, biz onlara bekçilik etmek için değil. Bugün, o çok sevdiğin ama kıyamadığın ne varsa gün ışığına çıkarmanın vaktidir.

Küçük Bir Başlangıç

Şimdi mutfağa git, o en sevdiğin fincanı eline al ve kendine mis kokulu bir kahve demle. En şık kıyafetini giyip aynada kendine gülümse. Çünkü sen, beklediğin o tüm misafirlerden, o hayali "büyük günlerden" çok daha değerlisin. Hayat ertelenmeyecek kadar kısa ve şu an, yaşamak için en doğru zaman.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.