Köşe Yazıları

Hayatı Teğet mi Geçiyoruz? Günü Yakalamaya Çalışırken Iskaladığımız Küçük Mucizeler

|
353 Görüntüleme
Özlem Baysal "Her şeyi kaydetmeye, her yere yetişmeye çalışırken asıl olanı, yani 'şu anı' ne kadar hissediyoruz? 'Günü yakalamak' sadece bir slogan mı, yoksa hala mümkün olan bir huzur mu? Gelin, bildirimlerin ötesinde gerçekten 'burada' olmanın ne demek olduğunu birlikte hatırlayalım."

Herkesin Diliyle Söylediği Ama Kimsenin Başaramadığı O Şey: Gerçekten Yaşıyor Muyuz?

"Günü yakala" demek ne kadar kolay, değil mi? Sosyal medyada bir fotoğrafın altına yazmak ya da bir kahve fincanının üzerine basılı görmek bizi hep o ana davet ediyor. Ama bazen durup düşünmek gerekiyor: Bu kadar çok "anı yaşa" cümlesi duyup da nasıl oluyor da hayatı bu kadar teğet geçebiliyoruz?

Küçük Şeyleri Iskalama Sanatı

Aslında suç bizde değil; dünya o kadar hızlı dönüyor ki, biz sadece o hıza ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bir akşam yemeğinde en sevdiğimiz şarkı çalarken, o anın tadını çıkarmak yerine hemen telefona sarılıp o anı "dondurmak" istiyoruz. Oysa hayat dondurulamaz; o akar gider. Biz o fotoğrafın açısını ayarlarken, şarkının en güzel nakaratı çoktan bitmiş oluyor. Belki de en büyük hatamız, anı yaşamak yerine onu "saklamaya" çalışmak.

Yarın İçin Bugünü Ertelemek

Çoğumuzun zihninde bir "bir gün" listesi var. "Bir gün o tatile gideceğim", "Bir gün kendime vakit ayıracağım"... O "bir gün" gelene kadar bugünü hep bir hazırlık evresi, bir basamak gibi görüyoruz. Ama fark etmiyoruz ki; hayat tam da o basamakları tırmanırken nefes nefese kaldığımız o anların ta kendisi. Beklediğimiz o büyük mutluluk kapıları açıldığında, yolda topladığımız küçük huzurları heybemizde bulamazsak, o büyük kapının ardı da boş kalabiliyor.

Kendimize Ayırdığımız 5 Dakika

Gerçekten yaşamak, belki de sadece 5 dakikalığına dünyayı sessize alabilmektir. Bildirimlerin sustuğu, kimsenin bizden bir şey beklemediği, sadece gökyüzüne bakıp "Buradayım ve bu nefes bana ait" diyebildiğimiz o kısa anlar... Günü yakalamak için dünyayı kurtarmamıza ya da büyük maceralara atılmamıza gerek yok. Sadece içtiğimiz çayın dumanındaki huzuru fark etmek bile yeterli.

Hayat Bir Yolculuktur, Yarış Değil

Günün sonunda kimse bize kaç tane "mükemmel" gün geçirdiğimizin hesabını sormayacak. Sadece kaç anın içinde gerçekten "var olduğumuzu" hatırlayacağız. Hayat, başkalarına gösterdiğimiz vitrinimiz değil, kendi içimizde sessizce gülümsediğimiz anlarımızdır.Bugün kendinize bir iyilik yapın; bir anı sadece kendiniz için yaşayın. Kimse görmese de, kimse beğenmese de o an sizin olsun. Çünkü hayat, paylaşıldıkça değil, gerçekten hissedildikçe çoğalır.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.