Kış aylarında hava sıcaklığı bir anda mevsim normallerinin üzerinde seyredince, havalar bir anda ısınır. Meyve ağaçları çiçek açar, insanlar sıcak havalara aldanıp üzerinden montlarını çıkarıp, daha ince sweatshirt giyerler, bunun sonucunda gribal enfeksiyon kaçınılmaz olur. Ağaçlar da yalancı bahara aldanır ve çiçek açarlar, sonra aniden hava soğur ve bir ayaz gelir, meyve ağaçlarını vurur ve o yıl ağaçların rekoltesi düşer, randımanı verimsiz olur.
Fenerbahçe' de tıpkı bunun gibi uzun yıllardır hep yalancı bahara aldanıyor. Dün lig yarışında puan tablosuna ortak olmak için maça çıkarken, akşamında ayaz değil adeta dolu vurdu...
Fenerbahçe lig yarışında, Galatasaray' ın Konyaspor' a 2-0 yenilerek verdiği falso karşısında, Kasımpaşa ile sahasında uzatma dakikalarının sonunda yediği dramatik gol ile 1-1 berabere kaldı ve üç puanlık farkı eşitleme şansını kullanamadı.
Hoca eleştirisi yapmayı çok fazla sevmem ancak Tedesco biraz bizim futbol ikliminden etkilenerek, gol yemeden en kötü bir puan ile farkı ikiye düşüreyim, gol atarsak da 1-0' lık piyango bize vurur planı ile maçı kenarda izledi. Ancak evdeki hesap hiçbir zaman çarşıya uymaz...
Musaba' nın çıkışı yanlıştı. Gole ihtiyaç varken neden Kerem Aktürkoğlu kenarda oturur ve oyuna hiç girmez bunu da anlamış değilim. Oyun bas bas Yusef En-Nesyri, John Duran diye bağırdı. Fakat bunlar Fenerbahçe kulübesinde değil, biri Arabistan' da diğeri de Rusya' daydı... Bugün en azından iki santraforundan biri takımda kalsaydı bugün puanlar eşitti.
Tedesco' ya biri şunu izah etmeli, maça on bir merkez ortasaha oyuncusu ile çıksan bile maçı kazanamazsın, üstelik yenilmeyeceğinin de garantisi yok. Kadronda yirmi dört merkez ortasaha oyuncusu olunca da şampiyonluğun garantisi yok. Bu kadar korkarak, yalancı ataklarla, sahte kaçak dövüşen et mi, tavuk mu, balık mı olduğu belli olmayan oyuncularla daha çok yalancı baharlar yaşayacağını hocaya birileri bence artık söylemeli...
Yorum Yazın