Hacı Mehmet Salih Yılmaz — Anadolu'nun Sessiz, Gururlu Dağlarından Biri
|
3055 Görüntüleme
Bazı insanlar vardır ki yalnızca yaşadıkları dönemi değil, toprağını, halkını, değerlerini temsil ederler. Onlar hayattayken bir devrin adıdır; göçtüklerinde ise geride bir iz değil, bir efsane bırakırlar. Hacı Mehmet Salih Yılmaz da işte o isimlerden biridir.
Onun hikâyesi, yalnızca bir kişinin yaşam öyküsü değil; Anadolu’nun sabrının, cesaretinin, vakarının ve asaletinin ete kemiğe bürünmüş halidir. 1930 yılında Ağrı’nın Hamur ilçesine bağlı Danakıran Köyü’nde başlayan bu ömür, taş evlerin, karla örtülü dağların, yürekle ısıtılan ocakların arasında yoğruldu. Henüz çocuk yaşta yetim kaldı; Ama o yoklukta büyümeyi değil, var etmeyi seçti. Zorluklarla inşa edilen bir karakterin, kırılmayan bir iradenin ve sarsılmaz bir duruşun adı oldu. Onun yaşadığı coğrafya, doğanın ve kaderin sertliğini bilenlerin diyarıydı. Fakat o, bu sertliğe inat, içinde taşıdığı nezaket, merhamet ve dirayetle hem ailesini, hem köyünü, hem de bağlı olduğu aşireti yönlendiren bir örnek şahsiyet haline geldi. Henüz çocuk yaşta yetim kaldı. Beşi kız olmak üzere altı kardeşin tek erkek evladı olarak, sırtına erkenden ağır bir sorumluluk yüklendi. Fakat o bu yükün altında ezilmedi, tam tersine karakterini onunla yoğurdu. Yokluktan gücünü alan, sabırdan liderlik doğuran bir hayattı onunkisi. Hayatının en büyük şansı, eşi Hanife Yılmaz (Hatun) ile yaptığı evlilikti. Bu birliktelik, sevgi ve sadakatin örneği olarak 5 kız ve 5 erkek evlatla taçlandı. Kendi deyimiyle bir orduyu andıran ailesini, yalnızca büyütmedi; onlara gelecek inşa etti. Bir sürü küçükbaş ve büyükbaş hayvan sürüsü vardı. Herkes “çocuklarını çoban yap” derken o, çoban tuttu ama çocuklarını Kaçmaz Köyü’ndeki okula, oradan Ağrı’ya ve nihayetinde Büyük Oğlu Vasip YILMAZ'ı Ankara Arı Dershanesi’ne gönderdi. 1977 yılında oğlunu Ankara’ya göndermesi, onun eğitime verdiği önemin açık bir göstergesiydi. Askerde gönüllü olarak öğrenip hayatına kattığı okuma yazma bilgisiyle köyün tarihini not etti. Doğumları, ölümleri, acıları ve sevinçleri yazıya döktü. Böylece köyünün hafızası, onun elinde şekillendi. Yetim büyüyen bir çocukken, yıllar sonra köyün muhtarı, aşiretinin büyüğü oldu. İran ve Irak’a uzanan hayvan ticaretiyle, o dönemin imkânsızlıklarını imkâna çeviren bir ticaret adamıydı. Siyasette ise istikrarın adıydı. Anavatan ve Doğru Yol gibi dönemin çetin partilerinin arasında o hep Doğru Yol Partisi’nde kaldı. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ile çekilen özel hatıra fotoğrafı, bu bağlılığın ve saygının nişanesidir. Gösteriş onun karakterine uzak bir kavramdı ama asaleti her halinden okunurdu. Arabaya binmez, asansöre adım atmazdı. Her yere yürüyerek gider, halkın içinde, halk gibi yaşardı. Ancak bazı özel zevkleri de vardı. İran asıllı Arap atları en büyük tutkularından biriydi. Ata bindiğinde sadece yol almaz, bir asalet taşırdı. Kendine özgü siyah deri çizmeleri ve elinden düşürmediği kehribar tesbihi, onun zarafetle yoğrulmuş karakterinin simgesiydi. 2021 yılında hayata gözlerini yumduğunda, sadece ailesi değil, bölge halkı, aşireti ve onu tanıyan herkes büyük bir kayıp yaşadı. Taziyesinde adeta izdiham oldu. Herkes bir hikâye anlattı, herkes ondan iz taşıdı. Biz Vama Haber olarak, bu toprakların kıymetli insanlarını unutmayacağız. Hacı Mehmet Salih Yılmaz, sadece bir isim değil, bir örnektir. Onu saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ayhan YILMAZ Genel Yayın Yönetmeni – Vama Haber
Yorum Yazın