Şimdi sizlere Kürtlerden Türklere karşı olan bazı yanlış algıları anlatacağım. Ben 14 yaşımdan beri Kürtlerle iç içe yaşıyorum. Siz şimdi “Diyarbakır’a, Van’a mı gittin?” diyeceksiniz; hayır, Kürtler yaşadığım şehre geliyorlar. 20’ye yakın Kürt arkadaşım ve tanıdığım var. Kürtlerin kendisinde bile bu kadar çok Kürt çevresi yoktur. Hatta Kürtlerle haşır neşir olanlar, Türklerden daha çok Kürtleri severler.
Bugün Kürtlerle Türkler rahat rahat aynı sıraları paylaşıp arkadaş olabiliyorlar, aynı meslekleri yapabiliyorlar; kalkıp iş dahi kuruyorlar, farklı şehirlere göç edip orada yerleşik hayata geçebiliyorlar. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da dediği gibi: “Bugün Kürtleri sadece doğuda yaşıyor diye düşünürsek olmaz. Kürtlerin çoğunluğu bugün Ankara’nın ötesinde yaşıyor.”
Aslında Kürtlere temel haklar tanımayan Türkler değildir; Araplardır. Onlar, Kürtleri ikinci sınıf insan gibi gördükleri için geçmişte memurluk gibi bazı haklardan mahrum bırakmışlardır ve hâlâ da aynı kafadadırlar. Sizce ırkçılık olsa bugün bu kadar çok Kürt batı şehirlerinde yaşıyor olabilir miydi? Onlara orada yerleşecek ev verirler miydi? Veyahut benim eski çalıştığım işteki patronum, özel gereksinimli çocuklar için bir okul açmıştı ve müdürü bir Kürt’tü; 80 tane öğrencisi vardı. Kimse okul müdürü Kürt olduğu için çocuğunu göndermemezlik yapmadı.
Birkaç gün önce Gençlik ve Spor Bakanlığının yaptığı Medya Etiği ve Sorumlu Gazetecilik Kampı’ndan döndüm. Odada dört kişi kaldık; Yörük de vardı, Çerkes de vardı, Türk de vardı, Kürt de vardı. Ama hiçbirimiz kalkıp bir diğerinin ırkı ya da kültürü farklı diye birbirimize karşıt cümleler kurmadık.
Hatta ben Kürtlerin bazı kültürlerini çok severim. Mesela her öğün komşusuna, akrabasına yemek götürürler; misafire kusur etmezler. Gençler de bu geleneği devam ettirir. Hatta doğuda değil, Bursa’daki bir Kürt arkadaşınızın yanına günübirlik gezi için gidin; size “Sen benim misafirimsin.” der ve asla hesap ödettirmez.
Bu kadar farklı kültürleri ve etnik grupları içinde barındırıp birbirinden gelin alıp gelin veren bir toplumken neden bizden Kürtlere karşı bir ırkçılık olsun? Geçmişte Kürtçe ve Kürtlük yasaklanmış; ben bunun doğru olduğunu kabul etmeyerek günümüzde böyle bir şeyin olmadığını ve yaşanamayacağını savunan biriyim. Bu sadece Kürtler için değil; Aleviler, Avşarlar, Çerkesler ve diğer tüm ırklar ve mezhepler için de geçerli.
Bugün Kürtlere verilen Kürtçe eğitim hakkı Ermeni’ye, Çerkes’e, Laz’a verilmemiştir. Burada bir haksızlık yok mudur? Ama doğru olan da şudur: Ülkenin resmi dili ne ise eğitim onunla yapılır.
Fakat gerçek şu ki siyasiler yukarıda konuşur, halk aşağıda birbirini yer; sonra siyasiler oturup güle güle bizi izler. Birilerinin kışkırtması sonucu birbirimize düşman oluruz, bayrak yakılır, Kamışlı sınırı izinsiz geçilir ve sonra kazanan onlar olur; kaybeden ise hepimiz oluruz.
Yani demem o ki; siyasiler halka dokunmadığı sürece halk zaten barışı kendi içinde sağlar. Kürt ile Türk arasında 8–12 milyon evlilik olması da bunun göstergesidir. Ancak geçmişte yaşanan durumlardan dolayı bu mesele artık etki–tepki meselesine dönmüş ve Kürtlerden Türklere karşı bir ırkçılığa dönüşmüştür. Kimisi bizi barbar, keyfi insan öldüren ve istilacı bir millet olarak görüyor. Oysa siyasiler araya çomak sokmadığı sürece Kürt, Türk, Arap, Çerkes birbirine düşman olmaz.
Bu durum sadece halkı birbirine düşman etmeye yarar
Yorum Yazın