TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan yeni Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesi, otomotiv sektöründe önemli değişiklikler getirdi. Düzenlemeyle birlikte binek otomobiller ve bazı motosikletler için vergilendirme esasları yeniden şekillendirilirken, Cumhurbaşkanı'nın ÖTV oranlarını belirleme yetkisinin kapsamı da genişletildi. Böylece araçların teknik özelliklerine göre farklı vergi uygulamalarının önü açılmış oldu.
Çekiş sistemi de ÖTV kriterleri arasına girdi
Kanunla birlikte Cumhurbaşkanı'nın ÖTV oranlarını farklılaştırırken dikkate alabileceği unsurlara "taşıtların çekiş sistemi" de eklendi. Buna göre önden çekişli, arkadan itişli veya dört çeker araçlar için farklı vergi uygulamaları yapılabilecek. Bunun yanı sıra motor gücü, motor silindir hacmi, batarya kapasitesi, menzil, emisyon değeri, araç sınıfı ve yük taşıma kapasitesi gibi teknik kriterler de vergi belirlemede kullanılabilecek.
Asgari maktu ÖTV tutarları belirlendi
Yeni düzenleme kapsamında binek otomobilleri ve insan taşımaya yönelik diğer motorlu taşıtlarda hesaplanan ÖTV'nin belirli tutarların altına düşmesi engellendi. Buna göre L sınıfındaki motosikletlerde asgari maktu ÖTV 30 bin TL, binek otomobillerde ise 100 bin TL olarak uygulanacak. Ancak elektrik motor gücü 4 kW'ın altında bulunan bazı L sınıfı araçlar ile belirli istisna kapsamındaki araçlar bu uygulamanın dışında tutuldu. Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenecek.
Cumhurbaşkanı'nın yetki alanı genişletildi
Yasa ile Cumhurbaşkanı'na ÖTV oranları ve asgari maktu vergi tutarları konusunda daha geniş yetkiler verildi. Buna göre mevcut tutarlar 10 katına kadar artırılabilecek veya sıfıra kadar indirilebilecek. Ayrıca farklı matrah grupları oluşturularak araçların teknik özelliklerine göre farklı vergi uygulamaları yapılabilecek.
Sektör düzenlemeyi yakından takip ediyor
Otomotiv sektörü temsilcileri, düzenlemenin uygulanmasına ilişkin ayrıntıların yayımlanacak ikincil düzenlemelerle netleşeceğini belirtiyor. Özellikle dört çeker sistemine sahip araçlar ile yüksek performanslı modellerde yeni vergi uygulamalarının nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, sektör uygulama esaslarını yakından izlemeyi sürdürüyor. Mevcut düzenleme, teknik kriterlere göre daha esnek bir vergilendirme sisteminin oluşturulmasına imkân tanıyor.
Yorum Yazın