NEŞET ERTAŞI SAYGIYLA ANIYORUZ
1997’de Samsun’da öğretmenim. Oturduğum apartmanın yakınında kahvehane vardı. Ara sıra kahvehaneye gider, üç-beş kişiyle sohbet ederdim. Bir gün bunlardan biri bana memleketimi sordu. Kırşehirliyim, dedim. Neşet ERTAŞ’ı bilir misin dedi. * Abi sen ne diyon Neşet Ertaş'ı bilmeyen Kırşehirli mi olur, dedim. - Gurban olduğum Neşet’imle askerde beraberdik. - Onu tanımam çok ilginç oldu. - Askerde komutanın emir eriydim. - Komutan bir gün beni çağırdı. - Yeni gelen askerlerin mesleğini öğren. - Garnizonda çalışabilecekleri tesbit et, dedi. - Askerlere, sivilde ne iş yapardın diye, soruyorum. - Duvarın dibinde oturan karayağız, gözleri parlak birine sıra geldi,❤️Askerlikten önce düğünlerde türkü çığırırım, dedi. - Senin adın ne dedim. ❤️Neşet Ertaş..! - Bu arada Neşet Ertaş’ın türküleri garnizonun hoparlöründen söyleniyor. - Bir de türkücü Neşet Ertaş var, sen onu bilir misin dedim, ❤️Plaklarda türkü söyleyen Neşet Ertaş benim, dedi. - Bende, türkücü Neşet Ertaş kim? Sen kimsin? Yalan söyleme dedim. - Yüzüme baktı, ❤️Niye yalan söylüyüm, türküde çığırırım, vatan görevimi de yaparım, dedi. - Tabi ben inanmadım, her türlü insanla karşılaşıyoruz. - Dedim ki, haydi bir türkü söylede seni bir dinleyim. - Bir başladı türkü söylemeye, türkücü Neşet Ertaş’ın aynısı. - Nufüs cüzdanını getir bakalım dedim, - Getirdi, bana uzattı. - Adı soyadı: Neşet Ertaş - Doğum Yeri: Kırşehir - Tabi böyle olunca ben inandım, - Ama bir türkücü böyle sıradan nasıl olur dedim? - Neşet Ertaş’ı yanıma aldım, komutana götürdüm. - Komutanın kapısına varınca, - Sen az bekle, dedim. - İçeri girdim, tekmil verdim, - Komutanım, kendini Neşet Ertaş olarak tanıtan birini getirdim, - Plakları yeni çıkan Neşet Ertaş olduğunu söylüyor. - Komutan bana, türkücü Neşet Ertaş buraya düşmez dedi. - Komutanım ben türkü söylettim, aynısı dedim. - Çağır bakalım şu askeri, dedi, - Neşet Ertaş’a komutan seni çağırıyor, dedim, içeri girdik tekmil verdim, - Komutan adını, soyadını, memleketini sordu. - Sivilde ne iş yaptığını sordu, ❤️Düğünlerde türkü çığırırım, dedi. - Komutan, Neşet Ertaş’a, bildiğin bir türküyü söyle, dedi. - Neşet bir başladı söylemeye, sesi hoparlörden daha iyi çıkıyor. - Komutan Neşet Ertaş’a, sen artık askerliğini Orduevi'nde yapacaksın, dedi. - Banada gerekli işlemleri yap emri verdi, odadan çıktık - Neşet Ertaş’a, yaşadın sen, orduevinde türkü söyleyerek askerliğini yapacaksın, dedim. - Bana döndü; ❤️Memlekete döndüğümde, Neşet, askerliği türkü çığırarak yapmış derler, ❤️Benimle birlikte askerliğe gelen hemşerilerim var, onlara ayıp olur, ❤️Eller (başkaları) nasıl askerlik yapıyosa ben öyle yapıyım, ❤️Beni garip bırakmayın, vatan borcumu herkesinen baraber yapıyım. - Neşet, askerlikte emir geçerlidir, - Bu kışlada yapacağın her görev kutsaldır, bir vatan hizmetidir, dedim - Neşet Ertaş, böylece askerliğin sonuna kadar orduevinde sahne aldı. - Daha sonraları çok samimi olduk, bana çok hayat hikayesini anlatırdı. - Askerlik sonrası uzun bir süre haberleştik, daha sonra iletişimimiz kesildi. > Anadolu’nun yüreğini sazının tellerine dokumuş, > Halkının acısını, sızısını, çilesini diline destan etmiş, > Aşkı, sevgiyi, insanı türkülerine katık etmiş, > Bozkır’ın mütevazi kara yağız yiğit adamı, Neşet ERTAŞ, ruhun şad olsun..! Bu ülkede yeri doldurulamayan ender insanlardansın..! Atila İNCE
Yorum Yazın