Her şey, sol kasığımda son iki üç yıl içinde beliren küçük bir ben nedeniyle başladı. İlk olarak Çiğli Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji bölümüne gittim. Muayene eden hekim, korkulacak bir durum olmadığını ancak Genel Cerrahi tarafından küçük bir operasyonla alınması gerektiğini belirtti. Bunun üzerine aynı hastanenin genel cerrahi servisinden randevu aldım. Muayene odasına girdiğimde karşılaştığım üslup, bir hastanın duymak isteyeceği cinsten değildi. Bölgeye bakan hekim, "Zamanla kuruyup düşer, sorun yaratmaz" diyerek konuyu kapatmak istedi. "Alınması gerekmiyor mu, siz alamıyor musunuz?" sorularıma ise, "Yedi aydır bekleyen hastalarım var, git acilden aldır" diyerek arkasını döndü. Odadan çıkarken arkamdan kurduğu "Umarım söylediklerimi anlamışsındır" cümlesi ise meslek etiği adına kelimenin tam anlamıyla düşündürücüydü.
Bu tatmin etmeyen ve kırıcı deneyimin ardından, şansımı bir de Menemen Devlet Hastanesi Genel Cerrahi bölümünde denemek istedim. Sistem beni Op. Dr. Görkem Akçay adına oluşturulan randevuya yönlendirdi. Muayene günü kapıda beklerken, sivil kıyafetli, saçları yarı arkadan bağlanmış, elinde telefonuyla kapıyı ısrarla tıklatan genç bir hanım dikkatimi çekti. İçimden, "Galiba randevusuz girmeye çalışıyor, içeriyi meşgul edecek ve biz bekleyeceğiz" diye hayıflandım. Fakat saatim gelip içeri girdiğimde, az önce kapıyı zorlayan o sivil kıyafetli genç kadının, üzerindeki sağlık personeli önlüğüyle masasında oturduğunu gördüm. Kapıyı zorlayan, o odaya adeta hayatını ve enerjisini veren hekimin ta kendisiydi: Op. Dr. Görkem Akçay.
Şikayetimi dinler dinlemez son derece net ve kararlı bir üslupla, "Tamam, bunun alınması gerekiyor, alayım bunu" dedi. Hemen ardından planlamasını yaparak bana 10 gün sonrasına ameliyat randevusu verdi. Operasyon günü geldiğinde tıkır tıkır işleyen, adeta bir saat gibi organize olmuş bir hastane düzeniyle karşılaştım. Belgelerin imzalanmasından kan verme işlemlerine, ameliyathane koridorundaki yönlendirmelerden steril kabindeki hazırlıklara kadar her şey kusursuz bir disiplin içindeydi.
Ameliyathanede yükselen huzur ve güven
Ameliyathane ortamı doğası gereği travmatiktir. Hastanın korku yaşadığı, personelin ise yüksek sorumluluk altında stres barındırabileceği bir habitat'tır. Ancak Menemen Devlet Hastanesi ameliyathanesine adım attığım an, hayatımda tanık olduğum en huzurlu, en hoşgörülü ve en saygılı iletişim ortamıyla karşılaştım. Tüm çalışanlar kibar, nazik ve müthiş bir güven iklimi yaratmışlardı. Görevli personelin beni masaya hazırlamasının hemen ardından, Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendi’nin koridordan gelen neşeli sesi duyuldu. Odadakilere yaptığı küçük bir espri, içerideki tüm o gergin havayı bir anda dağıtıverdi.
Operasyon esnasında hafif bir acı hissettiğimde, "Biraz hızlı başladık, şimdi iyiyiz" diyerek beni sakinleştirdi. Hem işini profesyonelce yapıyor hem de süreçle ilgili beni adım adım bilgilendiriyordu. Yaklaşık 10 dakika süren operasyonun ardından yapmam gerekenleri tek tek, samimiyetle anlattı. Korkuyla girilebilecek bir kapıdan, büyük bir memnuniyet ve huzurla çıkmamı sağladı.
Güzellikleri çoğaltmak adına
Op. Dr. Görkem Akçay, muayene ve ameliyat sürecinin tamamında sorumluluk bilinci yüksek, aldığı eğitimin hakkını fazlasıyla veren başarılı bir Cumhuriyet hekimidir. İnsani yönüyle yardımsever, empati kabiliyeti güçlü ve hastasına iyileşme yolculuğunda yalnız olmadığını hissettiren bir profesyoneldir. Onun şahsında tüm Menemen Devlet Hastanesi ekibinin, tıkır tıkır işleyen mükemmel bir kurum mekanizması oluşturduğuna şahit oldum.
Kötü örneklerin hızla yayıldığı günümüzde, iyi ve güzel olanı anlatmak, görünür kılmak hepimizin borcudur. Bu vesileyle, operasyon sürecinde temas ettiğim Menemen Devlet Hastanesi’nin tüm güler yüzlü çalışanlarına teşekkür ediyor; Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendi’ye gösterdiği üstün gayret ve insani yaklaşımından dolayı şükranlarımı sunuyorum.
Hepinize sevgi ve saygılarımla...
Yorum Yazın