ATİLA İNCE
ATİLA İNCE

OP. DR. GÖRKEM AKÇAY VE MENEMEN DEVLET HASTANESİ

Yayınlanma: 27 Aralık 2025
8 Görüntüleme
OP. DR. GÖRKEM AKÇAY VE MENEMEN DEVLET HASTANESİ

OP. DR. GÖRKEM AKÇAY VE MENEMEN DEVLET HASTANESİ

Sol kasığımda son iki üç yıl içinde ben oluştu. Çiğli Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları (Dermatoloji) doktoruna gittim. Kötü bir ben değil, Genel Cerrahi doktorunun küçük bir operasyonla alması gerektiğini söyledi. Aynı Hastanenin Genel Cerrahi doktorundan randevu aldım. Muayene günü ve saatinde odasına girdim. Neyiniz var, dedi. Sol kasığımda ben oluştu, dedim. “Bakayım” dedi, baktı. - O bölgede, kan ciltten dışarı sızmış, zamanla ben oluşmuş, sorun yaratmaz. Zamanla kuruyup düşer. Bu cevap beni pek tatmin etmedi. * Doktor Bey bu ben’in alınması gerekmiyor mu? - Aldırmak istersen aldırırsın, ama gerek yok. * Siz alamıyor musunuz? - Benim yedi aydır bekleyen hastalarım var, bunda bir şey yok. İstersen git acilden aldır. Önündeki bilgisayara döndü, bir şeyler yazmaya başladı. * Doktor Bey muayene bitti mi? - Bitti, gidebilirsin! Ayağa kalktım, kapıya doğru yöneldim. Doktor Bey, arkamdan şöyle seslendi; - Umarım, söylediklerimi anlamışsındır! Arkama dönmeden odadan çıktım. Birkaç gün sonra Alo 182 Çağrı Merkezini arayarak Menemen Devlet Hastanesi Genel Cerrahi bölümünden randevu talep ettim. Kasığımdan bir işlem yapılacağı için doktorun erkek olması tercih nedenim. Çağrı merkezi görevlisi Op. Dr. Görkem Akçay doktorun 16 Aralık 2025 günü saat 9.00 randevu açık, dedi. Onay verdikten sonra adıma randevu oluşturdu. Menemen Devlet Hastanesinde 16 Aralık sabah saat 8.40’da Op. Dr. Görkem Akçay hekimin muayene odasının önündeydim. 8.45’de sırtında sırt çantası, bol pantolonlu, üzerinde montu olan, saçları arkadan yarı bağlanmış sivil kıyafetli, elinde cep telefonuyla oynayan genç bir hanım Op. Dr. Görkem Akçay hekimin muayene odasının kapısını tıklattı, kapı açılmayınca ısrarla kapıyı tıklatmaya devam etti. Belli ki, randevu dışı muayene olmak istiyor ya da yakını ile ilgili bir talep de bulunacak, diye düşündüm. Bu genç hanımın cesaretine de diyecek yok. Adeta içeri zorla girmek istiyor. Bir süre sonra kapı açıldı, içeri girdi, kapı kapandı. Eyvah, bu hanım şimdi doktoru meşgul eder, randevulu hastalar kapıda bekler, tabi bende bekleyeceğim. 8.50’de ekranda bir kadın hastanın adı yazıldı, içeri girdi. Kısa bir süre sonra bu hasta çıktı. İçeriye giren sivil giyimli hanım hâlâ muayene odasında. Saat 9.00’da ekranda benim adım yazıldı. Kapıyı tıklatıp içeri girdim. İki hanımefendi ayrı ayrı masalardalar. Göz ucumla odanın içinde erkek doktoru aradım ama yok. Bu hanımefendilerin her ikisi de sağlık personeli kıyafetliydiler. Hanımefendilerden biri kayıt işlemini yaptı, hemşire olduğu belliydi. Diğer masada ise az önce kapıyı zorlayan sivil giyimli hanımefendinin olduğunu fark ettim. Bu kez üzerinde sağlık personeli kıyafeti vardı. Bana döndü; - Rahatsızlığınız nedir? Belli ki bu hanımefendi, doktor! * Sol kasığımda bir et ben’i var. - Perdenin arkasına geçin! Perdenin arkasına geçtim. - Açın, göreyim! Daha bakar bakmaz! - Tamam, bunun alınması gerekiyor, alayım bunu! Sandalyesine oturdu, bana da karşısındaki sandalyeye oturmamı söyledi. Ajandasını açtı. - 26 Aralık Saat 9.00’a randevu veriyorum! * Doktor Hanım tamam uygundur. Hemşire hanım bilgisayardan giriş işlemlerine başladı. İşlemler bitince; “Aşağı katta kan verdikten sonra gidebilirsiniz, randevu günü nüfus cüzdanı fotokopiyle birlikte bu odaya gelin!” dedi. Doktor Hanımda; - Sabah gelirken tok gelin! Teşekkür ederek odadan ayrıldım. Aşağıya indim kan verdim. 26 Aralık saat 8.50’de muayene odasının kapısını tıklattım. İçeri girdim, Doktor Hanım ve Hemşire Hanım vardı. Randevum olduğunu söyledim. Hemşire Hanım adımı teyit ettikten sonra dışarıda beklememi söyledi. Kısa süre sonra beni çağırdı. İçeri girdim, hazır matbu 8-10 kadar belge imzaladım. İmzaladığım belge ile onlarca barkodu bana verdi. Yukarı katta ameliyathaneye gitmemi söyledi. Ameliyathane katına çıkınca koridorun sonunda masada oturan hanımefendiye, ameliyathaneyi sordum. “Görkem Hanımın hastası mısınız?” dedi. Evet deyince, “Sola dön karşıda ameliyathane var.” dedi. Ameliyathanenin kapısına geldim, tıkladım, kapı açıldı. Masada oturan Başhemşireye; * Beni Genel Cerrahi bölümünden gönderdiler. = Siz Görkem Hanımın Hastası mısınız? * Evet. Elimdeki belgeleri ve barkodu aldı. = Koridordaki koltuklarda biraz bekleyin, sizi çağıracağım. Koridora çıktım, 1 ya da 2 dakika geçmişti ki, adım ameliyat bölümü kapısından anons edildi. İçeri girdim, kıyafet değişimi için bana kabini gösterdi. Genç bir hanım elinde ameliyat kıyafeti paketiyle benimle aynı kabine girdi. Bana kıyafetimi çıkaracağımı, ameliyat kıyafeti giyeceğimi, kıyafetlerimi dolaba koyup kilitleyeceğimi, ayağıma ve başıma galoş takacağımı söyledi. Kısa süre sonra hazırdım. Bana ameliyat kıyafeti veren genç hanım, beni tekerlekli sandalyeye bindirdi, ameliyathane odalarının bulunduğu yere götürdü. Bir odanın kapısına gelince bir erkek görevli beni teslim aldı. Ameliyat odasına girdik. İçeride bir erkek görevli, ameliyat masasının örtüsünü serdi. Masaya uzanmamı istedi, uzandım. İki hanım sağlık görevlisi odaya geldi, ameliyat için gerekli hazırlıklara başladılar. Odaya giren çıkanlarla birlikte 2-4 kişi arasında değişiyordu. Anestezi uzmanı işlem yapılacak bölgeye ilaç sürdü. Üzerime bir örtü daha serildi. Diğer sağlık çalışanları da ayağımın baş ucundaki masada birtakım hazırlıklar yapıyorlardı. Bu işlemler biter bitmez Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendinin sesi koridordan duyuldu. Bir espri yaptı, odadakiler hepsi güldü. İçeri girdi, doktor hanıma hastanın hazır olduğunu belirten bir mesaj verildi. Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendi işleme başladı. Biraz acı hissettim. “Biraz hızlı başladık, şimdi iyiyiz!” dedi. Aslında bu mesaj hastayı rahatlatıcı bir mesajdı. Hem çalışıyor hem de ara ara yapılan işlemle ilgili beni kısaca bilgilendiriyordu. Operasyon 5- 10 dakika sürdü. Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendi; “Bandajı bir gün sonra açmamı, muayene odasına uğrayıp reçeteyi almamı, iki küçük dikişi attığını, dikişin kaynadığından çıkarmak için gelmeye gerek olmadığını, 10 gün sonra patoloji raporu için gelmemi, tehlikeli bir durum olacağını sanmadığını” söyledi. Kendisine teşekkür ettim. Ameliyathane ortamı doğası gereği travmatik bir ortamdır. Hastanın korku ve kaygı yaşadığı; sağlık çalışanlarının da hastanın sağlığı ve olası hayati bir durum karşısında kaygı ve tedirginlik yaşayabileceği hastaların habitat’ıdır. Orada bulunan herkesin gergin, kaygılı, stresli ve korku içinde olduğunu düşünebilirsiniz. Menemen Devlet Hastanesi ameliyathanesinin bu yaşıma kadar hayatımda tanık olduğum en huzurlu, en hoşgörülü, en saygılı iletişim ortamı olduğuna tanık oldum. Tüm çalışanların çok kibar, nazik, huzur ve güven veren bir iletişim halindeydiler. Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendi, muayene ve ameliyat sürecinde sorumlu, çalışkan, aldığı eğitimin hakkını fazlasıyla veren başarılı bir cumhuriyet hekimi; insani yönden yardımsever, insana saygılı, insancıl bir hanımefendidir. Hastasını bilgilendiriyor, empatik iletişim kuruyor, hastanın iyileşme yolculuğunda yanında olduğu hissini veriyor. Menemen Devlet Hastanesinin bir makine düzeni içinde çalıştığına, tüm sağlık çalışanlarının başarılı ve uyum içinde bir takım oluşturduğuna tanık oldum. Tıkır tıkır işleyen, tüm çalışanların sorumlu ve işini tam ve eksiksiz yaptığı, birbirleriyle uyum içinde oldukları mükemmel bir kurum oluşturmuşlar. Kıymetli okurlar, bu yazının amacı asla ve katiyen sağlık sorunlarımı paylaşmak ve kendimi anlatmak değildir. Yaşadığımız ve tanık olduğumuz iyi örnekleri paylaşmak, toplumu geliştirir. Kötü örneklerin bulaşıcı olduğu gibi iyi örneklerde bulaşıcıdır. İyi ve güzel ne varsa paylaşmak ve yaymak toplumun ufkunu açar, toplumsal bilinç oluşturur. Menemen Devlet Hastanesinde tanık olduğum başarılı, insana güven veren, huzurlu bir süreci paylaşmak istedim. Op. Dr. Görkem Akçay Hanımefendi’ye gösterdiği ilgi, alaka ve üstün gayretinden dolayı yüksek şahsiyetine şükranlarımı arz ediyorum. Menemen Devlet Hastanesinin, operasyon sürecinde temas halinde olduğum herkese teşekkür ediyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımla!   Atila İNCE

Yorum Yazın