"Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser." (Karl Marx)
Herkes Batı'yı çok gelişmiş, çok medeni bir toplum olarak düşünür.
Evet, gelişmiş toplumlardır; ancak bu gelişmişlik son 200 yıl içerisinde yaşanmıştır ve bana göre hâlâ medeni bir toplum değildir.
Neden mi?
Başbakanı eşcinsel olan, dünyanın ilk pedofili partisini bünyesinde bulunduran ve cinsel yönelim belgesini imzalamadığı gerekçesiyle çocuğuna disiplin cezası kesilen bir Hollanda varken kimse bana medeni olduklarını söylemesin. Zaten Epstein dosyalarını dünya âlem duydu; onları konuşmaya gerek bile duymuyorum.
Batı'nın kapitalizmi insanları kendi medeniyetinden ve insanlıktan uzaklaştırdı. Çin'de insanlar her ne kadar geleneksel kıyafetler giyse de bunların içini boşalttı ve önemsizleştirdi. Japon gençleri ise neredeyse her gece arkadaş bulabilmek için içip bir köşe başında sızıp kalıyorlar. Güney Kore'ye bakın; savaştan sonra kendi kültürlerini büyük ölçüde unuttular.
Nedense gittikleri yerlerde savaş yaptıklarını değil, demokrasi götürdüklerini söylerler. Bu yolla insanların kendi medeniyetlerini ve kültürlerini medeniyet dışı gibi gösterir, onları kendi istedikleri şekle büründürür ve kendileri gibi acımasız hâle getirirler.
Biz ise onların kültürünü almamak için hâlâ direniyoruz. Hatta bizde atalara özlem ve geçmişe dönüş başladı. Eski adetlerin, az da olsa yeniden yaşatılmaya başlanması bence çok güzel.
Batı kapitalizmi insanları köle olarak kullanır. Bu, önce fiziki kölelik şeklindeydi. Afrikalıların neler çektiğini herkes biliyor. Hindistan'da afyonun (uyuşturucu hammaddelerinden biri) kolay yetiştiğini görünce tarlalara tamamen afyon ektirip Hinduları hiçbir ücret vermeden bu tarlalarda çalıştırdılar ve birçoğu açlıktan öldü.
Çin ise bir dönem ülkeye uyuşturucu kabul etmeyeceğini, gençlerinin hayatını kaybettiğini ve ailelerin dağıldığını söylediği için İngiltere savaş gemilerini göndererek insanları bombaladı. Sonunda Çin yeniden uyuşturucu almak zorunda kaldı.
Bugünkü anlamda kölelik ise büyük ölçüde paraya dayanıyor. İnsanları çalışabileceklerinden daha uzun saatlerde ve ağır koşullarda çalıştırıyor, buna karşılık çok düşük ücret veriyorlar. Daha fazla kazanmak istiyorsanız daha fazla çalışmanız gerektiği söyleniyor. Eğer iş bulamadıysanız bunun sistemin değil, sizin sorununuz olduğu; kendinizi geliştirmediğiniz, tecrübe edinmediğiniz veya yabancı dil öğrenmediğiniz iddia ediliyor. Oysa bana göre bunların temelinde sistemin kendisi var. Bu sistemi oluşturanlar, kendi halkına bile acımayan kişiler.
Çocuk haklarından, kadın haklarından ve insan haklarından bahsederler; ancak 5 yaşındaki çocukları madenlerde çalıştırdıkları dönemleri, kadınları hayvandan daha aşağı gördükleri yılları anlatmazlar. Diğer toplumları da her zaman geri kalmış olarak gösterir ve bunu kabul ettirmeye çalışırlar.
Bilmem farkında mısınız, ama dünyadaki birçok sorunun kaynağı olarak örnek aldığımız Batılı ülkeleri görmek de mümkündür.
Yorum Yazın