Şerife TEKMEN  TÜRK
Şerife TEKMEN TÜRK

Andersen'i Bilirken Dede Korkut'u Neden Bilmiyoruz?

Yayınlanma: 08 Haziran 2026
Andersen'i Bilirken Dede Korkut'u Neden Bilmiyoruz?
Bugün çocuklarımıza bir masal kahramanı sorsak çoğu, hiç düşünmeden Andersen'in kahramanlarını sayabilir. Kırmızı Başlıklı Kız'ı, Kibritçi Kız'ı, Çirkin Ördek Yavrusu'nu bilirler. Bu elbette kötü bir durum değildir. Dünyanın ortak kültürel mirasını tanımak, farklı toplumların hikâyeleriyle büyümek çocukların hayal dünyasını zenginleştirir.
Ancak burada durup kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:
Neden çocuklarımız Andersen'i bilir de Dede Korkut'u bilmez?
Neden yabancı masallar evlerimize kadar girerken, kendi kültürümüzün en büyük bilgelik kaynaklarından biri olan Dede Korkut Hikâyeleri çocuklarımızın dünyasında yeterince yer bulamaz?
Çünkü anlatılmıyor.
Daha doğrusu anlatılması gereken değerde anlatılmıyor.
Oysa Dede Korkut Hikâyeleri yalnızca geçmişte yaşanmış kahramanlık destanları değildir. Onlar bir milletin hafızasıdır. İçinde aileyi, vefayı, cesareti, dürüstlüğü, inancı, adaleti ve insan olmanın erdemlerini barındıran büyük bir kültür hazinesidir.
Bugün eğitimcilerin, psikologların ve aile danışmanlarının üzerinde önemle durduğu birçok değerin izlerini Dede Korkut'un sözlerinde görmek mümkündür.
"Kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra çekmez."
Bu söz, eğitimin okul sıralarında değil, önce aile içinde başladığını anlatır. Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini öğrenirler. Anne ve baba, farkında olsalar da olmasalar da çocuklarının ilk öğretmenleridir.
"Oğul atanun yetüridür, iki gözünün biridür."
Evladın aile için taşıdığı değeri bundan daha güzel anlatan kaç söz vardır? Çocuk yalnızca büyütülen bir birey değil, geleceğe bırakılan en kıymetli emanettir.
Dede Korkut'un dünyasında cesaret de önemli bir erdemdir.
"Er malına kıymayınca adı çıkmaz."
İnsan bazen elindekini paylaşmayı, gerektiğinde fedakârlık yapmayı bilmelidir. Toplumda iz bırakanlar yalnızca kazananlar değil; paylaşanlar, sorumluluk alanlar ve gerektiğinde risk üstlenebilenlerdir.
"Kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez."
Bu öğüt ise mücadele etmeden başarı beklenemeyeceğini söyler. Hayatta haklı olmak kadar hakkını savunabilmek de önemlidir.
İnsani ilişkiler konusunda da Dede Korkut son derece gerçekçi ve derindir.
"Yalan söz bu dünyede olunca olmasa yeğ."
Asırlar önce söylenen bu söz, bugün belki de her zamankinden daha anlamlıdır. Bilginin hızla yayıldığı, doğrularla yanlışların birbirine karıştığı bir çağda dürüstlük hâlâ en büyük erdem olmaya devam etmektedir.
"Gönlünü yüce tutan erde devlet olmaz."
Kibir, insanın sahip olduğu her şeyi zamanla tüketir. Alçak gönüllülük ise insanı hem büyüten hem de yücelten bir meziyettir.
Ve elbette inanç...
"Allah Allah demeyince işler onmaz, Kadir Tanrı vermeyince er bayımaz."
Bu söz, insanın çalışırken tevekkülü de elden bırakmaması gerektiğini hatırlatır. Gayret kuldandır; takdir ise Allah'tandır.
Bugün çocuklarımıza kazandırmak istediğimiz hangi değeri sayarsak sayalım, onun bir karşılığını Dede Korkut'ta bulabiliriz. Aile sevgisi, vatan sevgisi, dürüstlük, cesaret, merhamet, paylaşmak, büyüklere saygı ve sorumluluk bilinci...
Belki mesele çocuklarımızın Dede Korkut'u anlamaması değildir.
Belki mesele, bizim onları Dede Korkut'la yeterince buluşturmamamızdır.
Bir millet geçmişinin sesini geleceğine taşıyabildiği ölçüde güçlüdür. Köklerinden kopan bir ağacın ayakta kalması mümkün olmadığı gibi, kültüründen uzaklaşan toplumların da kimliklerini koruması kolay değildir.
Çocuklarımız Andersen'i de okusun, dünyanın bütün masallarını da öğrensin. Ancak kendi kültürünün bilgesini tanımadan büyümesin.
Çünkü bazı hikâyeler yalnızca hikâye değildir.
Bazı hikâyeler bir milletin ruhudur.
Ve o ruh, yüzyıllar öncesinden bugünlere ulaşan Dede Korkut'un duasında hâlâ yaşamaktadır:
"Kara dağların yıkılmasın!
Gölgelice büyük ağacın kesilmesin!
Taşkın akan güzel suyun kurumasın!
Koşar iken ak boz atın sendelemesin!
Vuruştuğunda kara çelik öz kılıcın kertilmesin!
Dürtüşürken alaca mızrağın ufalanmasın!
Ak sakallı babanın yeri cennet olsun!
Ak bürçekli ananın yeri cennet olsun!
Ahir sonu arı imandan ayırmasın!
Kadir Tanrı seni namerde muhtaç eylemesin!"

Ne güzel duadır...
Yalnız bir yiğide değil, bir millete edilen dua...
Ve belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz dua budur.

Yorum Yazın