Sümeyye BALCI
Sümeyye BALCI

Miras Kalan Yoksulluk: Beşikten Fabrikaya Modern Kölelik

Yayınlanma: 07 Şubat 2026
5 Görüntüleme
Miras Kalan Yoksulluk: Beşikten Fabrikaya Modern Kölelik
Geçmişten bahsedilirken köleliğin artık günümüzde olmamasından dolayı içten içe seviniyoruz. Oysa bugün sadece şekil değiştiren bir kölelik gerçeğiyle karşı karşıyayız. Toplumun bu gerçekle yüzleşmemesi, kafasını devekuşu misali toprağa gömerek yalanlar üzerine kurulan bu hayat daha ne kadar yaşanabilir? Gözlerimizi her kapattığımızda, o eski zincirlerin sesini bugünün fabrika vardiyalarında, bitmek bilmeyen mesai saatlerinde maalesef duymaya devam ediyoruz. Eskiden kölelerin bir hakkının olmamasının yanı sıra kölenin dünyaya getirdiği bebek de doğduğu an bir başkasının sermayesi olarak görülüyordu. Bugün kimse kimsenin tapulu malı değil ancak bir insanın, sadece yaşamını sürdürebilmek için tüm uyanık vaktini sermaye sahibinin kârına daha fazla kâr sağlamak zorunda kalması özgürlük müdür? Modern prangalar artık demirden değil; ödenemeyen faturalardan, yetersiz sağlık güvencelerinden ve asgari yaşam standartlarından yapılıyor. Özellikle de mavi yakalıların durumu incelendiğinde sadece adının değiştiğini görüyoruz. İnsan dışı çalışma saatleri, bitip tükenmeyen bir yorgunluk ve karşılığında alınan, sadece bir sonraki ayın kirasına yeten o yetersiz ücretler… Bir işçi fabrikada sadece emeğini değil, yaşamını, sağlığını ve ailesine ayırabileceği vaktini de bırakıyor. Peki dönüp sormamız gerekmiyor mu; isimler değişirken sistemin de kölelikten arındığına gerçekten inanıyor muyuz? Kafamızı kumdan çıkarıp bu yalanla yüzleşmeye cesaretimiz var mı? Yoksa bu yalanlar üzerine kurulu hayatı, sanki her şey yolundaymış gibi yaşamaya devam mı edeceğiz?

Yorum Yazın