George Orwell'in Hayvan Çiftliği kitabını da çoğu kişi okumuştur. Aslında orada da aynı şey anlatılır. İnsanın adaletsizliğinden yakınan domuzlar, diğer hayvanları örgütler ve insanları çiftlikten kovar. Bütün çiftlik hayvanlara kalır. Başta adaletli bir şekilde yaşarlarken gücü eline alan domuzlar, yavaş yavaş hükümleri değiştirmeye ve kendilerini diğer hayvanlardan üstün görmeye başlarlar. Kitabın sonunda ise domuzların insanlardan bir farkı kalmaz.
Hayvan Çiftliği insanlar tarafından yönetilirken hayvanlar köle gibi çalıştırıyorlardı çünkü baştakiler adaletli değildi. Domuzlar başa geçince de değişen bir şey olmadı çünkü onlar da adaletli değildi.
Yani mesele hangi yönetim şekliyle yönetildiğimiz değil, bizi yönetenin adaletli olup olmaması.
Hallaq, İmkansız Devlet adlı kitabında İslam'da egemenliğin Allah'a ait olduğunu, modern devlette ise egemenliğin millete ait olduğunu tam da bu sebeple modern devletin şeriatla yönetilmesinin imkansız olduğunu anlatır.
Bu üç kitap ortak bir paydada birleşiyor: Bütün mesele insanda bitiyor. Başımıza gelen kişi vicdanlı değilse o toplum çökmeye mecbur oluyor. Bugün konuşmamız gereken hangi yönetim şekliyle yönetileceğimiz değil, nasıl biri tarafından yönetileceğimiz olmalıdır.
Yorum Yazın