Çoğu ebeveyn için en büyük hayal ve hedef, çocuklarının başarılı, mutlu ve güçlü bir birey olmasıdır. Ancak iyi niyetle yapılan bazı davranışlar, fark edilmeden tam tersi bir etki yaratabilir. “Çocuğum neden ders çalışmak istemiyor?”, “Neden çabuk pes ediyor?” ya da “Özgüveni neden bu kadar düşük?” gibi sorunların cevabı çoğu zaman evin içindeki küçük ama etkili alışkanlıklarda gizlidir.
Öncelikle şunun kabul etmek gerekir: Başarı sadece notlardan ibaret değildir. Sürekli “daha iyisini yapabilirsin” demek, ilk bakışta motive edici gibi görünse de zamanla çocukta “yeterince iyi değilim” duygusunu besler. Bu da çocuğun denemekten kaçınmasına, hata yapmaktan korkmasına ve en sonunda tamamen geri çekilmesine neden olabilir. Oysa çocuklar, gelişmek için hata yapmaya ihtiyaç duyarlar.
Bir diğer yaygın ve olumsuz şekilde etkileyen durum ise kıyaslama. “Bak arkadaşın ne kadar başarılı” cümlesi, çocuğu harekete geçirmek yerine içe kapatır. Çünkü çocuk bu durumda kendisini yetersiz hissetmeye başlar. Her çocuğun öğrenme hızı, ilgili ve güçlü olduğu alanlar farklıdır. Bu farklılıkları görmek ve yönlendirmek yerine tek tip başarı beklentisi oluşturmak, çocuğun kendi potansiyelini ve yapmak istediklerini keşfetmesini engeller.
Aşırı kontrol de dikkat edilmesi gereken diğer noktadır. Sürekli ödevini kontrol eden, her adımında müdahale eden bir yetişkin, farkında olmadan çocuğun sorumluluk alma becerisini ve özgüvenini zayıflatır. Çocuk, kendi başına bir şey yapma cesaretini geliştiremez. Bu durum özellikle ergenlik döneminde ciddi motivasyon sorunlarına dönüşebilir.
Peki bu durumda ne yapmalıyız? İlk adım olarak çocuğun çabasını görmek gerekir. Sonuç yerine sürece odaklanan bir yaklaşım, çocuğun iç motivasyonunu güçlendirir ve kendisine olan güveninin gelişmesine yardımcı olur. Küçük ilerlemeleri fark etmek, eleştirmek yerine rehberlik etmek ve en önemlisi koşulsuz destek hissettirmek büyük bir fark yaratır.
Her çocuk anlaşılmak ister. Dinlenen, değer gördüğünü hisseden, hata yapmasına izin verilen ve hatalarında güvende olduklarını hisseden çocuklar, zamanla kendi ilerleyecekleri yollarında daha emin adımlarla ilerler. Başarı, baskıyla değil; güven, sabır, doğru yönlendirme ve doğru iletişimle gelişir.
Belki de artık şu soruyu sorma zamanı gelmiştir: Çocuğumuzu gerçekten destekliyor muyum, yoksa farkında olmadan onu geri mi çekiyorum?
Yorum Yazın