Ceren KURT
Ceren KURT

İndim Maden Ocağına…

Yayınlanma: 02 Mayıs 2026
167 Görüntüleme
İndim Maden Ocağına…
Maden ocakları, çevreye olumsuz etkileri nedeniyle karşılaştığı yerel halkın tepkisi ile gündemde yerini hep koruyor. Doğaya etkilerinin yanı sıra işçilerde yarattığı mağduriyet ile de gündemde yerini almaya devam edecek gibi görünüyor.

Geçmişte ve günümüzde maden şirketleri nedeniyle birçok işçi hayatını kaybetmiş veya ekonomik açıdan sıkıntı çekmiştir. Ekonomik açıdan en çok öne çıkan sorunlar da özel maden şirketlerinde ödemelerin gecikmesidir. Ayrıca enflasyon farkı, ikramiye ve sosyal haklar konusunda da sıklıkla anlaşmazlıklar yaşanıyor. Örneğin, günümüzde Eskişehir’de faaliyet gösteren bir maden şirketi nedeniyle işçiler uzun süre ücret alamayınca greve yönelmek zorunda kaldılar. Şirket, devir sonrası sorunların arttığını belirterek elektrik satış maliyetleri gerekçesiyle ödeme sorunu yaşandığını ifade etti. 2026 Şubat ayında Soma bölgesinde de (Manisa) özel maden ocaklarında maaş gecikmeleri nedeniyle iş durdurmalar yaşandı. Yine geçtiğimiz günlerde Amasya Merzifon’da 265 maden işçisi de maaşlarını alamayınca iş bıraktı. Özel sektörde bu tür sıkıntıların yaşanmasının nedenleri; TMSF devirleri, holding değişiklikleri ve maliyet baskıları (elektrik, üretim zorlaması) şeklinde belirtilebilir.

Maden ocağında çalışmak, ekonomik sorunların yanı sıra işçilerin hayatını kaybetmesine de neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi raporuna göre, 2013-2025 yılları arasında maden iş kolunda en az 1267 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bunların büyük kısmı göçük, zehirlenme/boğulma ve patlama gibi nedenlerden kaynaklanıyor. En çok yaşam kaybının da linyit/taş kömürü ocaklarında olduğu belirtiliyor. Örneğin, Soma 2014 (301 ölü), Ermenek 2014 (18 ölü), Amasra 2022 (43 ölü) gibi olaylar hâlâ hafızalarda yerini koruyor. Bu facialarda neden olarak ihmaller, üretim baskısı ve yetersiz güvenlik önlemleri öne çıkıyor. Son yıllarda Zonguldak’ta raporlanan yaşam kayıplarında olduğu gibi göçük, elektrik çarpması, su baskını gibi kazalar da devam ediyor. Üstelik sendikasız işçilerin oranının yaklaşık yüzde 68 civarında olması oldukça dikkat çekici bir durum.
Yaşanan ekonomik sıkıntılar karşısında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, işçi haklarını ödemediği sürece teşvikten faydalanılamayacağını belirterek maden şirketlerini uyarıyor. Ayrıca, işçiler hakları için iş mahkemelerine müracaat ederken SGK, baro, sendikalar ve İSİG Meclisi gibi oluşumlar da onlara destek oluyor. Bununla birlikte, resmi denetimler ve kamulaştırma için talepler sıklıkla dile getiriliyor. Fakat, yakın zamanda yaşanan olumsuz gelişmeler yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Oldukça kritik bir alanda çalışan maden işçileri, hayalarını riske atmanın yanı sıra ekonomik sorunlar ile mücadele ediyorlar. Kaybedilen hayatların ve ekonomik nedenlerden dolayı yaşanan huzursuzlukların bedeli, sorunu yaşayanlar açısından olamaz. Ancak, hayata geçirilen yeni düzenlemeler problem yaşanmasının önüne geçilebilir.
 

Yorum Yazın