Thomas Tuchel, Dünya Kupası'nda az şans verdiği B. Saka, M. Rashford, I. Toney gibi isimleri Fransa karşısına atarak, görece rotasyonlu isimler ile maça başladı. Harry Kane, J. Pickford, Jude Bellingham gibi önemli isimleri bu maçta dinlendirdi. Ancak bu maçta İngiltere için bir iyi, bir de kötü çıkarım yapabiliriz: Önce iyi olan ile başlayalım; iyi olan Fransa gibi kupanın baştan favori gösterilen takımını, altı gol ile bozguna uğrattı ve takımını madalya seramonisine çıkarmış oldu. Ancak kötü olan ise; Tuchel hoca, Arjantin yarı final maçında bu oyuncuları neden kullanmadığı, kullansaydı ön alanda aktif pres güçleri sayesinde, Arjantin'e de aynı tarifeyi uygulayabilme ihtimali sebebinden eleştiri oklarını üzerine çekmektedir.
Fransa'ya gelince; Fransa zaten yediği üçüncü golde, maçı izleyenler pozisyonu hatırlayacaktır, Rashford ve Saka ikilisinin geçiş hücumunda savunma desteğine orta alandan, hiçbir Fransız oyuncunun geri gelmemesinden teslim oldukları belli oluyordu. İspanya'ya elenmenin demoralizasyonu, üçüncülük maçına da etki etmiş ki takım hiç hazırlanamadan, konsantre olamadan maça çıktığını gördük ve sonunda da kaybettiler...
Fransa'da bir devir de Dünya Kupası üçüncülük maçı sonrası kapanmış oldu, Didier Deschamps teknik direktörlük görevinden ayrıldı. Şampiyon olsalardı da Deschamps'ın takımdan ayrılacağı biliniyordu ve on dört yıllık serüven de bitmiş oldu. Kupanın favorisi olarak gelen Fransa, turnuvayı dördüncü olarak madalya alamadan, kapatmış oldu.
Yorum Yazın