Özlem Baysal
Özlem Baysal

Büyüdükçe Küçülen Dünyamız ve Kaybolan Meraklar."

Yayınlanma: 13 Mayıs 2026
57 Görüntüleme
Büyüdükçe Küçülen Dünyamız ve Kaybolan Meraklar."
 Boyumuz Uzarken Dünyamız mı Küçüldü?
Geçen gün sokakta, yağmur sonrası oluşmuş çamurlu bir su birikintisinin başında durmuş, elindeki çubukla dalgalar oluşturan küçük bir çocuk gördüm. Üstü başı çamur içindeydi ama gözlerindeki o saf merakı dünyaları verseniz satın alamazdınız. Sonra kendi çocukluğumu düşündüm; bir karıncanın yuvasına ekmek kırıntısı taşımasını dakikalarca nefesimi tutarak izlediğim günleri...Sahi, biz büyüdükçe ne ara bu kadar “aceleci” ve “her şeyi bilen” insanlar olduk?
Çocukken dünya devasa bir lunapark gibiydi. Her köşe başında keşfedilecek bir sır, her ağaç yaprağında sorulacak yeni bir soru vardı. Büyüdükçe boyumuz uzadı, yollarımız uzadı, dertlerimiz büyüdü; ama ne gariptir ki dünyamız küçüldü.Artık gökyüzünde bir gökkuşağı gördüğümüzde durup hayal kurmuyoruz. Sadece telefonumuzu çıkarıp bir fotoğraf çekiyor ve yürümeye devam ediyoruz. Merak etmeyi, şaşırmayı, bir şeyin sırrına hayran kalmayı unuttuk.Sanki hayatı sadece “tamamlanması gereken bir yapılacaklar listesi” gibi yaşamaya başladık. Sabah uyan, işe yetiş, faturaları öde, akşam yorgunlukla bir koltuğa bırak kendini... Oysa o çocuk ruhumuz, bir yerlerde hâlâ o çamurlu su birikintisinin başında bizi bekliyor.
Bugün başınızı o bitmek bilmeyen işlerden birkaç dakikalığına kaldırın. Yolda yürürken daha önce hiç fark etmediğiniz bir binanın mimarisine bakın. Saksıdaki çiçeğin yeni açan yaprağına dokunun. Ya da sadece rüzgârın sesini dinleyin.Çünkü dünyayı yeniden büyük ve gizemli kılmak hâlâ bizim elimizde. Yeter ki içimizdeki o meraklı çocuğun elini bırakmayalım.
Çünkü hayat, bildiklerimizle değil; hâlâ şaşırabildiklerimizle güzel...
 

Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları