Gökyüzüne Bakmayı Unutmamak
Bazen hayatın o hiç bitmeyen gürültüsü içinde, sanki biri omzumuza dokunup bizi uyandıracakmış gibi bekleriz. O anlarda uzun nutuklara değil, sadece ruhumuza değen bir sese ihtiyaç duyarız. İşte Cemal Süreya o meşhur, "Hayat kısa, kuşlar uçuyor," cümlesini kurarken aslında tam olarak o sesi fısıldıyor bize.Ne kadar zarif bir hatırlatma, değil mi? "Hayat kısa," derken canımızı yakmıyor; aksine vaktimizin kıymetini bir çiçek gibi avucumuza bırakıyor. Sanki bize; "Bak arkadaşım, geçip gidiyoruz, gel bu yolculuğun tadına varalım," diyor.Sahi, en son ne zaman sadece durup bir ağacın rüzgârla nasıl konuştuğunu dinledik? Ya da içtiğimiz kahvenin dumanını izlerken zihnimizdeki o "yapılacaklar listesi"ni bir dakikalığına susturabildik? Çoğu zaman bir sonraki ana o kadar odaklanıyoruz ki, içinde olduğumuz o tek gerçek anı, bir misafir gibi kapıda bekletiyoruz. Oysa hayat, o beklediğimiz büyük mucizelerde değil; sabahın serinliğinde, bir çocuğun sebepsiz kahkahasında ya da eski bir dostun sesindeki o tanıdık sıcaklıkta saklı. Bizler, biriktirdiğimiz yorgunlukları "başarı" sanırken, aslında en çok kendimizi ihmal ediyoruz.Hepimiz bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Kimimiz faturaların peşinde, kimimiz yarım kalmış hayallerin... Ama o kuşlar var ya, onlar her şeye rağmen uçmaya devam ediyor. Biz pencerenin önünden asık suratla geçerken, onlar gökyüzünde birer özgürlük şarkısı yazıyor. Aslında o kuşlar; bazen içtiğimiz sıcak bir çay, bazen bir dostun içten gülümsemesi, bazen de yolda gördüğümüz bir kedinin mırıltısı... Onlar her yerdeler, yeter ki bakmayı değil, görmeyi bilelim.Bir şairin tek bir mısrası, koca bir kitabın veremediği huzuru verebiliyor insana. Çünkü o söz sadece kâğıtta kalmıyor; gelip başucumuza yerleşiyor. Okuduğumuz her satır, attığımız her adım bizi şu soruya getirmeli: "Bugün gökyüzüne bakıp o kuşların neşesini kalbimde hissettim mi?"Gelin, bugün kendimize biraz izin verelim. Telaşı, "keşke"leri ve "ama"ları bir kenara bırakalım. Yarın yine koşturacağız, dünya yine dönecek; ama bugün, sadece kendimiz için bir parça huzur biriktirelim. Hayat gerçekten de o kuşun kanat çırpışı kadar hızlı ve bir o kadar da büyüleyici. Gökyüzü orada duruyor, kuşlar hâlâ uçuyor. Biz de bu kısa hikâyenin içinde sadece biraz daha fazla gülümsemeyi deneyelim.
Yorum Yazın