Şehrinize Gelen O Yabancı: Konfor Alanının Sınırlarında Büyümek
Edebiyat dünyasında Tolstoy’a atfedilen meşhur bir söz vardır: "Bütün muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir." Bu cümle sadece romanların değil, aslında kendi kişisel tarihimizin de özetidir.
Rutinin Hipnozu: Kendi Şehrimizde Uyuyakalmak
Bizim "şehrimiz", her sokağını ezbere bildiğimiz, her köşesinde kendimizi güvende hissettiğimiz konfor alanımızdır. Sabah içtiğimiz kahvenin markasından akşam izlediğimiz diziye kadar her şey birer savunma mekanizmasıdır. Bu rutinler bize kontrol illüzyonu verir; ancak unutmamalıyız ki konfor alanı, hiçbir şeyin yetişmediği, çiçeklerin açmadığı verimli ama sürülmemiş bir toprak gibidir.
Yabancı Kapıda: Kaos mu, Müjde mi?
Hayat bazen o sakin şehre bir "yabancı" gönderir. Bu yabancı bazen beklenmedik bir iş teklifi, bazen sancılı bir ayrılık, bazen de hiç hesapta olmayan bir sorumluluktur. Alışık olduğumuz düzeni sarsar, uykumuzu kaçırır. İlk refleksimiz genelde kale kapılarını kapatmak ve o yabancıyı kovmaya çalışmaktır.Ancak şunu ıskalıyoruz: Gelen her yabancı, aslında bir değişim elçisidir. Değişim ise büyümenin yegâne kapısıdır. Şehrinize giren o davetsiz misafire bir düşman gibi değil, bir öğretmen gibi bakmaya başladığınızda asıl hikâyeniz başlar.
Yolculuğa Çıkmak: Sınırları Genişletmek
Eğer şehre bir yabancı gelmiyorsa, belki de valizi toplama sırası sizdedir. Konfor alanından çıkmak, gemileri yakıp dünyayı terk etmek değildir. Her gün yürüdüğünüz yolu değiştirmekle başlayın.Cevabından çekindiğiniz o soruyu sorun.Ben yapamam" dediğiniz o projeye bir şans verin.Her yeni deneyim, şehrinizin surlarını biraz daha genişletir. Başta huzurunuzu kaçıran o "yabancı", bir bakmışsınız zamanla şehrin en kadim dostu olmuş.Hayat, biz güvenli limanlarımızda fırtınanın dinmesini beklerken akıp gidiyor. Ya biz o yolculuğa çıkacağız ya da kapımızı çalan değişime yer açacağız. Şehrinizin sokaklarını tozlandırmayın. Kapıyı çalan o yabancıya bir kahve ikram edin. Belki de anlatacağı hikâye, tam da ihtiyacınız olan o mucizenin kendisidir.
Yorum Yazın